﻿<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?><rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"><channel><title>موقع يني يمن الإخباري</title><atom:link href="https://www.yeniyemen.net/RSS=30" rel="self" type="application/rss+xml"  /><link>https://www.yeniyemen.net</link><description>موقع يني يمن الإخباري</description><language>ar</language><sy:updatePeriod>daily</sy:updatePeriod><sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency><copyright>يني يمن © 2025 م</copyright><lastBuildDate>4/26/2026 8:59:00 PM</lastBuildDate><item><title>Yemen’in Londra Büyükelçisi: Suikastlar Birlik Ruhunu Zedeledi ve Ülkeyi Kaosa Sürükledi</title><link>https://www.yeniyemen.net/tr/p-304299</link><guid isPermaLink="false">https://www.yeniyemen.net/tr/p-304299</guid><pubDate>Sun, 26 Apr 2026 17:59:00 GMT </pubDate><category>Haberler</category><description><![CDATA[Yasin Said Numan, Birleşik Krallık nezdindeki Yemen Büyükelçisi, 1990’daki Yemen birliğinin ardından yaşanan suikast dalgasının ülkenin siyasi yapısını derinden sarstığını ve ulusal projeyi zayıflattığını belirtti. Tarihi dönemeç ve kritik uyarılar Numan, sosyal medya paylaşımında, Macid Mürşid suik]]></description><enclosure url="https://www.yeniyemen.net/UploadControl/UploadImages_News/picture/2026/04/A4T_26_04_2026_08_59_19.webp" type="image/jpeg"   length="5000"  /><content:encoded><![CDATA[<div>  <div style='text-align: justify;'><p data-start="117" data-end="373" style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"><span><span>Yasin Said Numan</span></span>, <span><span>Birleşik Krallık</span></span> nezdindeki Yemen Büyükelçisi, 1990’daki Yemen birliğinin ardından yaşanan suikast dalgasının ülkenin siyasi yapısını derinden sarstığını ve ulusal projeyi zayıflattığını belirtti.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"> </span></div><p data-start="375" data-end="412" style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"><strong data-start="375" data-end="412">Tarihi dönemeç ve kritik uyarılar</strong></span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"> </span></div><p data-start="414" data-end="686" style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Numan, sosyal medya paylaşımında, <span><span>Macid Mürşid</span></span> suikastı sonrası dönemi hatırlatarak, merhum Cumhurbaşkanı <span><span>Ali Abdullah Salih</span></span> ile yaptığı görüşmeden söz etti. O dönemde Yemen toplumunun büyük bir endişe içinde olduğunu vurguladı.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"> </span></div><p data-start="688" data-end="862" style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Numan, birlikten sonra istikrar beklentisi içinde olan Yemen’in, suikastlara karşı ciddi adımlar atılmaması halinde kaosa sürüklenebileceği uyarısında bulunduğunu ifade etti.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"> </span></div><p data-start="864" data-end="895" style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"><strong data-start="864" data-end="895">Birlik projesine ağır darbe</strong></span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"> </span></div><p data-start="897" data-end="1127" style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Özellikle güneyden gelen siyasi liderlere yönelik suikastların, birlik projesine ciddi zarar verdiğini ve halkın güvenini sarstığını belirten Numan, bu süreçte şiddet ve baskı yöntemlerinin siyasi yaşamı şekillendirdiğini söyledi.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"> </span></div><p data-start="1129" data-end="1158" style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"><strong data-start="1129" data-end="1158">Etkileri bugün de sürüyor</strong></span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"> </span></div><p data-start="1160" data-end="1377" style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Numan’a göre bu süreç, Yemen’de siyasi aklın zayıflamasına yol açtı ve ülkeyi uzun süreli bir istikrarsızlık sürecine sürükledi. Bu etkilerin günümüzde de devam ettiğini ve çözüm çabalarını zorlaştırdığını ifade etti.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"> </span></div><p data-start="1379" data-end="1490" style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Büyükelçi, suikastların yalnızca yıkım getirdiğini vurgulayarak, geçmişten ders çıkarılması çağrısında bulundu.</span></p></div></div>]]></content:encoded></item><item><title>Analitik Okuma: Husiler Yemen’i nasıl yıktı ve onu İran’ın elinde bir pazarlık kartına dönüştürdü?</title><link>https://www.yeniyemen.net/tr/p-298902</link><guid isPermaLink="false">https://www.yeniyemen.net/tr/p-298902</guid><pubDate>Sat, 28 Mar 2026 17:13:00 GMT </pubDate><category>Haberler</category><description><![CDATA[Husilerin Eylül 2014’te darbe yaparak başkent Sana’yı ele geçirmesinden bu yana Yemen, sloganların vaat ettiği gibi “özgürlüğe” değil, tam tersine devlet kurumlarının parçalandığı, mali ve idari merkezlerin bölündüğü, ekonominin çöktüğü, baskının genişlediği, savaş ekonomisinin büyüdüğü ve ülkenin b]]></description><enclosure url="https://www.yeniyemen.net/UploadControl/UploadImages_News/picture/2026/03/A3T_28_03_2026_08_13_13.webp" type="image/jpeg"   length="5000"  /><content:encoded><![CDATA[<div>  <div style='text-align: justify;'><p data-start="341" data-end="978" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Husilerin Eylül 2014’te darbe yaparak başkent Sana’yı ele geçirmesinden bu yana Yemen, sloganların vaat ettiği gibi “özgürlüğe” değil, tam tersine devlet kurumlarının parçalandığı, mali ve idari merkezlerin bölündüğü, ekonominin çöktüğü, baskının genişlediği, savaş ekonomisinin büyüdüğü ve ülkenin bölgesel çatışmalara açık bir sahaya dönüştüğü bir yola sürüklendi. Birleşmiş Milletler’e göre 2025 yılında <strong data-start="748" data-end="800">19,5 milyon Yemenli insani yardıma muhtaç olacak</strong>, <strong data-start="802" data-end="873">17 milyon kişi ise ciddi gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalacak</strong>. Bu rakamlar, savaş yıllarında derinleşen çöküşün en net özetidir. </span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><h3 data-section-id="1kl1c2m" data-start="980" data-end="1020" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"><span><strong data-start="984" data-end="1020">Husi milisleri Yemen’e ne yaptı?</strong></span></span></h3><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="1022" data-end="1166" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Kısa cevap şu: Devleti felç olmuş bir yapıya, toplumu tükenmiş bir kitleye ve ekonomiyi kuşatma, zorla tahsilat ve savaş ekonomisine dönüştürdü.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="1168" data-end="1689" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Dünya Bankası’na göre Yemen ekonomisi 2024’te <strong data-start="1214" data-end="1220">%1</strong>, 2023’te ise <strong data-start="1234" data-end="1240">%2</strong> daraldı. Kişi başına düşen reel gelir ise 2015’ten bu yana <strong data-start="1300" data-end="1316">%54 geriledi</strong>. Ayrıca petrol ihracatının engellenmeye devam edilmesi, uluslararası tanınırlığa sahip hükümetin gelirlerinde 2024’ün ilk yarısında <strong data-start="1449" data-end="1463">%42 düşüşe</strong> yol açtı. Yerel gelirler de 2024’te milli gelirin yalnızca <strong data-start="1523" data-end="1535">%2,5’ine</strong> geriledi; bu ise maaş, hizmet ve ithalat finansmanına ihtiyaç duyan bir ülke için son derece kırılgan bir düzeydir. </span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="1691" data-end="2122" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Ancak çöküş yalnızca ekonomik değildi. Birleşmiş Milletler ve UNDP daha önce Yemen’deki savaşın 2021 sonuna kadar <strong data-start="1805" data-end="1822">377 bin ölüme</strong> yol açabileceğini tahmin etmişti; bunların çoğu açlık, hastalık ve temel hizmetlerin çökmesi nedeniyle gerçekleşen dolaylı ölümlerdi. Aynı savaş, Yemen’in kalkınmasını <strong data-start="1991" data-end="2016">21 yıl geriye götürdü</strong>. Bu rakamlar propaganda değil, uzun bir savaşın gerçek maliyetidir. </span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><h3 data-section-id="17z2300" data-start="2124" data-end="2164" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"><span><strong data-start="2128" data-end="2164">Baskı, korku ve güvenlik devleti</strong></span></span></h3><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="2166" data-end="2543" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Sahada Husiler, devlete değil baskı ve güvenlik aygıtına dayalı bir yönetim modeli inşa etti. Human Rights Watch, Husilerin ve diğer tarafların keyfi tutuklama, zorla kaybetme ve işkence uyguladığını belirtti. Ancak 2025 ve 2026 yıllarında özellikle Husilerin BM çalışanları, sivil toplum temsilcileri ve muhaliflere yönelik tutuklama kampanyalarını yoğunlaştırdığı vurgulandı.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="2545" data-end="2888" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">2025 sonu itibarıyla Husiler, <strong data-start="2575" data-end="2595">69 BM çalışanını</strong> ve onlarca sivil toplum çalışanını alıkoymuş durumdaydı. Hak örgütleri, Husi gözaltı merkezlerinde işkence ve kötü muameleye ilişkin sürekli kaygılar belgeledi. Bu tablo, “direniş” söyleminin arkasında sert bir baskı rejiminin kurulduğunu ortaya koyuyor. </span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><h3 data-section-id="1az8adf" data-start="2890" data-end="2947" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"><span><strong data-start="2894" data-end="2947">Çocukların askerileştirilmesi ve bir neslin kaybı</strong></span></span></h3><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="2949" data-end="3333" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Savaşın en tehlikeli sonuçlarından biri de bir neslin sistematik biçimde tahrip edilmesidir. Birleşmiş Milletler, Husileri çocuk haklarını ihlal eden taraflar listesinde tutmaya devam ediyor. BM, 2010’dan bu yana Husiler tarafından en az <strong data-start="3187" data-end="3204">1.851 çocuğun</strong> askere alındığını veya kullanıldığını belgeledi. İnsan hakları örgütleri ise gerçek rakamın çok daha yüksek olduğunu belirtiyor.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="3335" data-end="3511" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Bu durum, Husilerin yalnızca devleti parçalamakla kalmayıp çocukluğu da militarize ettiğini ve Yemen’in geleceğini tükettiğini gösteriyor. </span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><h3 data-section-id="u6byga" data-start="3513" data-end="3559" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"><span><strong data-start="3517" data-end="3559">Mayınlar: Bitmeyen yıkımın sessiz yüzü</strong></span></span></h3><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="3561" data-end="3730" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Ekonomi çökmüş olabilir, ancak mayınlar yıkımı kalıcı ve uzun vadeli hale getirdi. Yemen bugün dünyanın en fazla mayın ve savaş kalıntısıyla kirlenmiş ülkelerinden biri.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="3732" data-end="4085" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Mayın Yasağı Sözleşmesi kapsamında sunulan resmi rapora göre, Yemen’de anti-personel mayınlarla kirlenmiş veya kirlenmiş olduğundan şüphelenilen <strong data-start="3877" data-end="3889">147 alan</strong> bulunuyor ve bunların toplam yüzölçümü yaklaşık <strong data-start="3938" data-end="3963">7,98 milyon metrekare</strong>. “Landmine Monitor” ise yalnızca 2024 yılında Yemen’de mayınlar ve patlamamış mühimmat nedeniyle <strong data-start="4061" data-end="4075">265 kurban</strong> kaydetti.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="4087" data-end="4265" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Bunlar savaşın “yan etkileri” değil; tarımı, hayvancılığı, ulaşımı ve normal yaşama dönüşü engelleyen, toprağa gömülmüş bir korku düzenidir. </span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><h3 data-section-id="1sljm3z" data-start="4267" data-end="4329" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"><span><strong data-start="4271" data-end="4329">Husiler bölgesel olarak kimin çıkarına hareket ediyor?</strong></span></span></h3><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="4331" data-end="4759" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Siyasi ve askeri açıdan Husileri İran’ın bölgesel stratejisinden ayırmak son derece zordur. Reuters ve AP gibi uluslararası ajanslar, son haberlerinde grubu açık şekilde <strong data-start="4501" data-end="4518">İran destekli</strong> olarak tanımladı. Grup da son günlerde Tahran’a destek amacıyla askeri olarak devreye girmeye hazır olduğunu ilan etti ve ardından İran’a karşı yürüyen mevcut savaşın başlamasından bu yana İsrail’e doğru ilk füze saldırısını gerçekleştirdi.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="4761" data-end="4979" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Bu konumlanma Yemen’in doğrudan çıkarlarına hizmet etmiyor; aksine Yemen’i, öncelikleri Sana’dan değil bölgesel eksenden belirlenen daha geniş bir çatışma denklemine yerleştiriyor. </span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><h3 data-section-id="37ikrb" data-start="4981" data-end="5045" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"><span><strong data-start="4985" data-end="5045">Sonuç: Yemen artık toparlanmaya çalışan bir devlet değil</strong></span></span></h3><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="5047" data-end="5405" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Bu gelişmelerin sonucu olarak Yemen artık dışarıda toparlanmaya çalışan bir ülke olarak değil, deniz ve füze tehdidi üreten bir platform olarak görülüyor. Husilerin Kızıldeniz’de deniz taşımacılığına yönelik saldırıları, küresel ticaret rotalarını değiştirdi. UNCTAD’a göre, 2024’ün başındaki iki ay içinde Süveyş Kanalı’ndan geçen taşımacılık <strong data-start="5391" data-end="5404">%45 düştü</strong>.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="5407" data-end="5615" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Mart 2026’da Reuters, dünyanın Kızıldeniz’i Husi saldırılarından korumadaki başarısız deneyiminin, Hürmüz Boğazı’na yönelik olası bir tehdidi çok daha tehlikeli ve maliyetli hale getirdiği uyarısında bulundu.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="5617" data-end="5810" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Daha açık bir ifadeyle, Husiler pratikte “ümmeti savunmadı”; aksine ulaşım, enerji ve sigorta maliyetlerini herkes için artırdı — buna Yemenliler de dahil. </span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><h3 data-section-id="1ymowd9" data-start="5812" data-end="5858" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"><span><strong data-start="5816" data-end="5858">Söylem ile gerçeklik arasındaki uçurum</strong></span></span></h3><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="5860" data-end="6012" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Husi söylemi büyük başlıklar üzerine kurulu: Kudüs, ümmet, egemenlik, Amerika ve İsrail’e karşı mücadele. Ancak Yemen içindeki gerçek sonuçlar bambaşka.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="6014" data-end="6371" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Ortada bir ulusal kurtuluş yok; bunun yerine devlet kurumlarında, para sisteminde ve ekonomik kararda yapısal bir parçalanma var. Refah yok; aksine daha derin bir yoksulluk, daha fazla yardım bağımlılığı ve parçalanmış bir ekonomi var. “Onurun korunması” yok; onun yerine gözaltılar, zorla seferberlik, çocukların askere alınması ve sivil topluma baskı var.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="6373" data-end="6568" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">İşte slogan ile sonuç arasındaki bu uçurum, projenin gerçek doğasını açığa çıkarıyor: sınır aşan ideolojik bir söylem, fakat yerelde yıkıcı ve ağır sonuçlar. </span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><h3 data-section-id="dwmmp1" data-start="6570" data-end="6602" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"><span><strong data-start="6574" data-end="6602">En büyük çelişki nerede?</strong></span></span></h3><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="6604" data-end="6794" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">En büyük çelişki şu: Grup mazlumlar adına konuştuğunu iddia ederken, Yemen hem kendi kontrol bölgelerinde hem de diğer bölgelerde dünyanın en sefalet içindeki ülkelerinden biri haline geldi.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="6796" data-end="7186" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">BM verilerine göre nüfusun yarısından fazlası yardıma muhtaç, milyonlarca çocuk açlık, yetersiz beslenme, eğitimden kopuş ve sürekli güvenlik tehdidi altında yaşıyor. Husiler yardım çalışanlarını alıkoyup insani kuruluşların faaliyetlerini zorlaştırdığında, “küresel hegemonyaya karşı direnmekten” çok, savunduğunu iddia ettiği toplumu daha da boğuyor. </span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><h3 data-section-id="jnayva" data-start="7188" data-end="7201" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"><span><strong data-start="7192" data-end="7201">Sonuç</strong></span></span></h3><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="7203" data-end="7263" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Husilerin Yemen’de yaptıkları beş ana sonuçta özetlenebilir:</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><ol data-start="7265" data-end="7856" style="text-align: left;"> <li data-section-id="1ao7ho1" data-start="7265" data-end="7341"><span style="font-size: 12pt;"> <strong data-start="7268" data-end="7292">Devletin kaçırılması</strong> ve kurumlardan fiili otoriteye dönüştürülmesi. </span></li> <li data-section-id="ybyxmz" data-start="7342" data-end="7429"><span style="font-size: 12pt;"> <strong data-start="7345" data-end="7369">Ekonominin yıkılması</strong> ve yoksulluk, açlık ve mali bölünmenin derinleştirilmesi. </span></li> <li data-section-id="a83oae" data-start="7430" data-end="7533"><span style="font-size: 12pt;"> <strong data-start="7433" data-end="7458">Toplumun bastırılması</strong>; tutuklamalar, zorla seferberlik ve kamusal alanın daraltılması yoluyla. </span></li> <li data-section-id="1wgbk2m" data-start="7534" data-end="7707"><span style="font-size: 12pt;"> <strong data-start="7537" data-end="7593">Yemen’in İran’ın bölgesel platformuna dönüştürülmesi</strong>, öncelikleri Sana’da ya da Yemen halkının çıkarlarında belirlenmeyen bir çatışmanın parçası haline getirilmesi. </span></li> <li data-section-id="x2fxxc" data-start="7708" data-end="7856"><span style="font-size: 12pt;"> <strong data-start="7711" data-end="7788">Ülkenin daha fazla saldırı, izolasyon ve riskle karşı karşıya bırakılması</strong>, halka asla ekmek, güvenlik ya da onur getirmeyen sloganlar uğruna. </span></li> </ol><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="7858" data-end="8277" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Başka bir ifadeyle: Husiler Yemen’i bir kalkınma projesine değil, bir <strong data-start="7928" data-end="7949">tükeniş projesine</strong> sürükledi. “Ümmeti savunma” sloganı yükseldi, fakat sıradan Yemenli açlık, korku, göç ve mayınlar topladı. Ülke ise daha büyük bir bölgesel eksenin elinde pazarlık kartına ve çatışma sahasına dönüştü. Ve bu, sloganların değil, rakamların ve gerçeklerin ortaya koyduğu en açık hakikattir. </span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div></div></div>]]></content:encoded></item><item><title>Diplomatik gerilim tırmanıyor.. Suudi Arabistan İranlı askeri ataşeleri sınır dışı etti</title><link>https://www.yeniyemen.net/tr/p-298844</link><guid isPermaLink="false">https://www.yeniyemen.net/tr/p-298844</guid><pubDate>Sun, 21 Mar 2026 21:02:00 GMT </pubDate><category>Haberler</category><description><![CDATA[Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, bugün yaptığı açıklamada İran’ın Riyad Büyükelçiliğinde görevli askeri ataşe ve yardımcısının, ayrıca üç diplomatik personelin “istenmeyen kişi” ilan edildiğini ve 24 saat içinde ülkeyi terk etmelerinin istendiğini duyurdu.Bakanlık, bu adımın İran’ın Suudi Arabis]]></description><enclosure url="https://www.yeniyemen.net/UploadControl/UploadImages_News/picture/2026/03/A3T_22_03_2026_12_02_16.webp" type="image/jpeg"   length="5000"  /><content:encoded><![CDATA[<div>  <div style='text-align: justify;'><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, bugün yaptığı açıklamada İran’ın Riyad Büyükelçiliğinde görevli askeri ataşe ve yardımcısının, ayrıca üç diplomatik personelin “istenmeyen kişi” ilan edildiğini ve 24 saat içinde ülkeyi terk etmelerinin istendiğini duyurdu.</span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"><br /></span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Bakanlık, bu adımın İran’ın Suudi Arabistan’a yönelik süregelen saldırılarına karşılık atıldığını belirterek, söz konusu eylemlerin uluslararası hukukun ve iyi komşuluk ilkelerinin açık ihlali olduğunu vurguladı.</span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"><br /></span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Açıklamada, İran’ın saldırılarının sivil hedefleri, ekonomik tesisleri ve diplomatik misyonları hedef aldığına dikkat çekilerek bunun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (2817) sayılı kararı ve uluslararası anlaşmalarla çeliştiği ifade edildi.</span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"><br /></span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Kararın, artan askeri gerilim ortamında alındığına işaret edilirken, Suudi hava savunmasının son saatlerde 7 insansız hava aracını etkisiz hale getirdiği bildirildi.</span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"><br /></span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Suudi Arabistan, egemenliğini ve güvenliğini korumak için gerekli tüm önlemleri almaya devam edeceğini ve bu kapsamda BM Şartı’nın 51. maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkını kullanacağını yineledi.</span></div></div></div>]]></content:encoded></item><item><title>Husilerden Sert Mesaj: ABD-İsrail Saldırıları Genişlerse Sessiz Kalmayacağız</title><link>https://www.yeniyemen.net/tr/p-298776</link><guid isPermaLink="false">https://www.yeniyemen.net/tr/p-298776</guid><pubDate>Tue, 03 Mar 2026 10:00:00 GMT </pubDate><category>Haberler</category><description><![CDATA[Yemen’deki Husilerin üst düzey bir yetkilisi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşının “bölge coğrafyasını ve halklarını hedef alan Siyonist-Amerikan bir saldırının parçası” olduğunu savundu. Yetkiliye göre bu sürecin nihai amacı, “İsrail’in mutlak hâkimiyetine dayalı yeni bir Ortadoğu düzeni kurma]]></description><enclosure url="https://www.yeniyemen.net/UploadControl/UploadImages_News/picture/2026/03/A3T_03_03_2026_01_00_35.webp" type="image/jpeg"   length="5000"  /><content:encoded><![CDATA[<div>  <div style='text-align: justify;'><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Yemen’deki Husilerin üst düzey bir yetkilisi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşının “bölge coğrafyasını ve halklarını hedef alan Siyonist-Amerikan bir saldırının parçası” olduğunu savundu. Yetkiliye göre bu sürecin nihai amacı, “İsrail’in mutlak hâkimiyetine dayalı yeni bir Ortadoğu düzeni kurmaktır.”</span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"><br /></span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Husilerin Siyasi Büro üyesi Hizam el-Esed, Al Jazeera Net’e verdiği özel röportajda, İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in öldürülmesini “dini, ahlaki, hukuki ve insani ölçütlere göre büyük bir suç” olarak nitelendirdi. Esed, bu suikastın bölgede “direnişin sembolü olan liderleri hedef alma stratejisinin” parçası olduğunu ileri sürdü.</span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"><br /></span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Husilerin lideri Abdulmelik el-Husi’nin hedef alınmasından endişe edip etmedikleri sorusuna ise Esed, hareketlerinin “inanç ve mücadele temelli bir vizyona dayandığını” belirterek, suikast tehditlerinin kendilerini geri adım atmaya zorlamayacağını ifade etti.</span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"><br /></span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Husilerin İran’a askeri destek verip vermeyeceği konusuna ilişkin olarak ise kararın “üst düzey liderlik ve ilgili kurumların saha gelişmelerine göre yapacağı değerlendirmelere bağlı” olduğunu söyledi. Ancak çatışmanın daha da genişlemesi halinde müdahale ihtimalini dışlamadı.</span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"><br /></span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Esed ayrıca Yemen’in – halkı, liderliği ve silahlı güçleriyle – “her türlü gelişmeye karşı en üst düzeyde hazırlıklı” olduğunu vurguladı ve şartların gerektirmesi halinde “pratik adımlar atacaklarını” dile getirdi.<br /><br />Bölgedeki gerilim, İran ile ABD ve İsrail arasındaki çatışmaların tırmanmasıyla birlikte artarken, yeni cephelerin açılabileceği yönündeki endişeler de güç kazanıyor.<br /> </span></div></div></div>]]></content:encoded></item><item><title>Cezayir, BAE ile Hava Taşımacılığı Anlaşmasını İptal Ediyor… Ayrılıkçılığa Destek İddiaları Gölgesinde Diplomatik Tırmanış</title><link>https://www.yeniyemen.net/tr/p-297417</link><guid isPermaLink="false">https://www.yeniyemen.net/tr/p-297417</guid><pubDate>Sun, 08 Feb 2026 10:02:00 GMT </pubDate><category>Haberler</category><description><![CDATA[Cezayir ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki diplomatik gerilimi yansıtan dikkat çekici bir adımda, Cezayir makamları cumartesi günü iki ülke arasında yürürlükte olan hava hizmetleri anlaşmasının iptaline yönelik işlemleri resmen başlattığını duyurdu. Söz konusu anlaşma 2014 yılından bu yana uyg]]></description><enclosure url="https://www.yeniyemen.net/UploadControl/UploadImages_News/picture/2026/02/A2T_08_02_2026_01_02_14.webp" type="image/jpeg"   length="5000"  /><content:encoded><![CDATA[<div>  <div style='text-align: justify;'><p data-start="178" data-end="491" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Cezayir ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki diplomatik gerilimi yansıtan dikkat çekici bir adımda, Cezayir makamları cumartesi günü iki ülke arasında yürürlükte olan hava hizmetleri anlaşmasının iptaline yönelik işlemleri resmen başlattığını duyurdu. Söz konusu anlaşma 2014 yılından bu yana uygulanmaktaydı.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="493" data-end="518" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"><strong data-start="493" data-end="518">Resmi ve Hukuki Süreç</strong></span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="520" data-end="787" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Cezayir Resmi Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre hükümet, 13 Mayıs 2013 tarihinde Abu Dabi’de imzalanan anlaşmanın 22. maddesine dayanarak fesih sürecini başlattı. Bu madde, iptal kararının diplomatik kanallar aracılığıyla karşı tarafa bildirilmesini zorunlu kılıyor.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="789" data-end="949" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Ayrıca Cezayir’in, uluslararası prosedürlerin tamamlanması amacıyla Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) Genel Sekreteri’ni de bilgilendireceği açıklandı.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="951" data-end="973" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"><strong data-start="951" data-end="973">Kararın Arka Planı</strong></span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="975" data-end="1160" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Resmi açıklamada doğrudan gerekçe belirtilmemekle birlikte, Cezayir basınında yer alan yorumlar kararın “BAE’nin düşmanca tutumu” ile bağlantılı olduğunu öne sürüyor. İddialar arasında:</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><ul data-start="1162" data-end="1412" style="text-align: left;"> <li data-start="1162" data-end="1265"><span style="font-size: 12pt;"> </span><p data-start="1164" data-end="1265"><span style="font-size: 12pt;">BAE’nin, Cezayir tarafından terör örgütü kabul edilen “MAK” adlı ayrılıkçı harekete destek verdiği,</span></p><span style="font-size: 12pt;"> </span></li> <li data-start="1266" data-end="1354"><span style="font-size: 12pt;"> </span><p data-start="1268" data-end="1354"><span style="font-size: 12pt;">Ulusal birliğe karşı faaliyet gösteren unsurlara mali ve lojistik destek sağlandığı,</span></p><span style="font-size: 12pt;"> </span></li> <li data-start="1355" data-end="1412"><span style="font-size: 12pt;"> </span><p data-start="1357" data-end="1412"><span style="font-size: 12pt;">Ülke içi istikrarı hedef alan girişimlerde bulunulduğu,</span></p><span style="font-size: 12pt;"> </span></li> </ul><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="1414" data-end="1425" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">yer alıyor.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="1427" data-end="1450" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"><strong data-start="1427" data-end="1450">Bölgesel Yansımalar</strong></span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="1452" data-end="1727" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Gözlemciler, Cezayir’in bu adımının Yemen ve Somali’nin daha önce BAE ile yaptığı bazı güvenlik ve ticaret anlaşmalarını iptal etmesine benzer bir çizgide olduğunu değerlendiriyor. Bu ülkeler de Abu Dabi’yi iç işlerine müdahale ve ayrılıkçı yapıları desteklemekle suçlamıştı.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="1729" data-end="1865" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Uzmanlara göre hava taşımacılığı anlaşmasının iptali, ikili ilişkilerin daha kapsamlı biçimde gözden geçirilmesinin başlangıcı olabilir.</span></p></div></div>]]></content:encoded></item><item><title>Islah Partisi Kan Bedelleri ile Terör Suçlamaları Arasında: Siyasi Çatışma mı, En Büyük Sivil Gücün Tasfiyesi mi?</title><link>https://www.yeniyemen.net/tr/p-295406</link><guid isPermaLink="false">https://www.yeniyemen.net/tr/p-295406</guid><pubDate>Sat, 07 Feb 2026 15:29:00 GMT </pubDate><category>Haberler</category><description><![CDATA[Yemen’in devlet kurumlarını yeniden inşa etmeye ve siyasi–askeri yapısını toparlamaya çalıştığı hassas bir dönemde, Yemen Islah Partisi’ni terör dosyasına dâhil etmeye yönelik organize suçlamalar yeniden gündeme taşınıyor. Ancak sahadaki gerçekler, partinin son on yılda şiddet ve suikastlardan en fa]]></description><enclosure url="https://www.yeniyemen.net/UploadControl/UploadImages_News/picture/2026/02/A2T_07_02_2026_06_29_01.webp" type="image/jpeg"   length="5000"  /><content:encoded><![CDATA[<div>  <div style='text-align: justify;'><p data-start="444" data-end="811" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Yemen’in devlet kurumlarını yeniden inşa etmeye ve siyasi–askeri yapısını toparlamaya çalıştığı hassas bir dönemde, <strong data-start="560" data-end="586">Yemen Islah Partisi’ni</strong> terör dosyasına dâhil etmeye yönelik organize suçlamalar yeniden gündeme taşınıyor. Ancak sahadaki gerçekler, partinin son on yılda şiddet ve suikastlardan en fazla zarar gören siyasi yapılardan biri olduğunu ortaya koyuyor.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="813" data-end="1070" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Dış destekli çevreler tarafından yürütülen bu kampanyalar, devletin toparlanmaya yönelik her adımında tekrarlanıyor ve <strong data-start="932" data-end="1033">kamuoyunu yanıltma, sahneyi karıştırma ve terör dosyasını siyasi hesaplaşma aracı olarak kullanma</strong> girişimi şeklinde değerlendiriliyor.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><h3 data-start="1072" data-end="1115" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Medya Kampanyasından Fiziksel Tasfiyeye</span></h3><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="1117" data-end="1484" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Islah Partisi’ne yönelik baskılar yalnızca medya karalamalarıyla sınırlı kalmadı; Aden, Taiz, Dhamar ve Ibb gibi kentlerde parti liderlerine, din adamlarına ve aktivistlere yönelik <strong data-start="1298" data-end="1357">suikastlar, bombalı saldırılar, baskınlar ve gözaltılar</strong> yaşandı. Gözlemcilere göre bu tablo, Yemen’de sivil siyasi güçlerin karşı karşıya olduğu yapısal tehdidin boyutunu gösteriyor.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="1486" data-end="1735" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Parti, resmi açıklamalarında “terörün siyasi silah olarak kullanılmasını” sert biçimde reddederek, kendisine yöneltilen ithamların hukuki delillerden yoksun olduğunu ve tam tersine kendisinin farklı türde terörün doğrudan mağduru olduğunu vurguladı.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><h3 data-start="1737" data-end="1784" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Gerçekler ile Suçlamalar Arasındaki Çelişki</span></h3><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="1786" data-end="2062" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Husi kontrolündeki bölgelerde parti kadroları tutuklama ve sürgünlere maruz kalırken, bazı özgürleştirilmiş şehirlerde sistematik tasfiyelerle karşılaştı. Buna rağmen bugün “terörle ilişkilendirilmesi”, siyasi ve hukuki gerçeklerle çelişen büyük bir paradoks olarak görülüyor.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="2064" data-end="2217" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Uzmanlar, <strong data-start="2074" data-end="2099">cezasızlık kültürünün</strong> siyasi cinayetlerin tekrarlanmasına zemin hazırladığını ve şehirleri hesaplaşma sahalarına dönüştürdüğünü belirtiyor.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><h3 data-start="2219" data-end="2266" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Siyasi Terör Devlet Projesini Tehdit Ediyor</span></h3><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="2268" data-end="2493" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Analistler, Islah Partisi’ne yönelik kampanyaların “siyasi terör” niteliği taşıdığını; şiddet ve kışkırtma araçlarıyla sivil rakipleri dışlamayı ve fiili güçlerin çıkarına yeni bir siyasi denge kurmayı hedeflediğini söylüyor.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="2495" data-end="2612" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Bu yaklaşımın sürmesi, çoğulcu modern devlet inşasını imkânsız hale getirecek ve milis mantığını yeniden üretecektir.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><h3 data-start="2614" data-end="2645" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Aşırılıkla Mücadele Vizyonu</span></h3><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="2647" data-end="2905" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Islah Partisi, terörün her türünü reddeden ilk siyasi yapılardan biri olduğunu vurguluyor ve <strong data-start="2740" data-end="2820">güvenlik, fikri, sosyal ve ekonomik boyutları kapsayan bütüncül bir strateji</strong> çağrısı yapıyor. Diyalog kültürünün şiddete alternatif olması gerektiğini savunuyor.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="2907" data-end="3080" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Ayrıca Suudi Arabistan öncülüğündeki İslam Koalisyonu gibi bölgesel girişimleri memnuniyetle karşılayarak, aşırılık tehdidine karşı ortak İslami sorumluluğun altını çiziyor.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><h3 data-start="3082" data-end="3115" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Dışlama Değil Ulusal Ortaklık</span></h3><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="3117" data-end="3322" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Parti, terörle mücadelenin devlet çatısı altında ve geniş ulusal ortaklıkla yürütülmesi gerektiğini, bu dosyanın <strong data-start="3230" data-end="3253">siyasi şantaj aracı</strong> olarak kullanılmasının yalnızca kaosu derinleştireceğini belirtiyor.</span></p><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></div><p data-start="3324" data-end="3536" style="text-align: left;"><span style="font-size: 12pt;">Gözlemciler, geniş toplumsal tabanı ve ılımlı söylemiyle Islah’ın istikrar denkleminde vazgeçilmez bir unsur olduğunu, hedef alınmasının ise devlet projesini zayıflatmaktan .başka sonuç doğurmayacağını vurguluyor.</span></p></div></div>]]></content:encoded></item><item><title>Yemen Cumhurbaşkanlığı Konseyi Başkanı El-Alimi: Yetki dışı güçlerin çekilmesi egemenlik gereğidir</title><link>https://www.yeniyemen.net/tr/p-292871</link><guid isPermaLink="false">https://www.yeniyemen.net/tr/p-292871</guid><pubDate>Tue, 30 Dec 2025 20:46:00 GMT </pubDate><category>Haberler</category><description><![CDATA[Yemen Cumhurbaşkanlığı Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, meşru hükümeti destekleme koalisyonunun temelleri dışında hareket eden güçlerin çekilmesi talebinin “egemen bir hak” olduğunu ve devletin askeri ve güvenlik yapısını korumayı amaçladığını söyledi.El-Alimi, siyasi sürece sponsor olan ülkelerin bü]]></description><enclosure url="https://www.yeniyemen.net/UploadControl/UploadImages_News/picture/2025/12/A12T_30_12_2025_11_46_58.webp" type="image/jpeg"   length="5000"  /><content:encoded><![CDATA[<div>  <div style='text-align: justify;'><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Yemen Cumhurbaşkanlığı Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, meşru hükümeti destekleme koalisyonunun temelleri dışında hareket eden güçlerin çekilmesi talebinin “egemen bir hak” olduğunu ve devletin askeri ve güvenlik yapısını korumayı amaçladığını söyledi.</span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"><br /></span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">El-Alimi, siyasi sürece sponsor olan ülkelerin büyükelçileriyle yaptığı görüşmede, özellikle doğu vilayetlerindeki gelişmelerin tek taraflı askeri adımlar nedeniyle ciddi riskler barındırdığını vurguladı.</span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"><br /></span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Devletin gerilimi düşürmek için diyalog kanalları açtığını ve “Vatan Kalkanı” güçleri için aşamalı yeniden konuşlanma planını kabul ettiğini belirten El-Alimi, bu çabaların kasıtlı olarak engellendiğini ifade etti.</span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"><br /></span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Terörle mücadele söyleminin devlet dışı askeri hareketleri meşrulaştırmak için kullanılamayacağını kaydeden El-Alimi, güney meselesinin yalnızca siyasi diyalog yoluyla çözülebileceğini yineledi..</span></div></div></div>]]></content:encoded></item><item><title>Yemen’de Egemenlik Kararı: BAE, Ortak Savunma Anlaşmasının İptalinin Ardından Askerî Varlığını Sonlandırıyor</title><link>https://www.yeniyemen.net/tr/p-292866</link><guid isPermaLink="false">https://www.yeniyemen.net/tr/p-292866</guid><pubDate>Tue, 30 Dec 2025 17:38:00 GMT </pubDate><category>Haberler</category><description><![CDATA[Birleşik Arap Emirlikleri Savunma Bakanlığı, 30 Aralık 2025 Salı günü yaptığı açıklamada, Yemen’de bulunan terörle mücadele birimlerinin kalan unsurlarının, personelin güvenliği sağlanarak ve uluslararası ortaklarla koordinasyon içinde ülkeden çekildiğini duyurdu.Bu gelişme, Yemen Başkanlık Konseyi ]]></description><enclosure url="https://www.yeniyemen.net/UploadControl/UploadImages_News/picture/2025/12/A12T_30_12_2025_08_38_22.webp" type="image/jpeg"   length="5000"  /><content:encoded><![CDATA[<div>  <div style='text-align: justify;'><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Birleşik Arap Emirlikleri Savunma Bakanlığı, 30 Aralık 2025 Salı günü yaptığı açıklamada, Yemen’de bulunan terörle mücadele birimlerinin kalan unsurlarının, personelin güvenliği sağlanarak ve uluslararası ortaklarla koordinasyon içinde ülkeden çekildiğini duyurdu.</span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"><br /></span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Bu gelişme, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Dr. Reşad el-Alimi’nin, Birleşik Arap Emirlikleri ile yapılan Ortak Savunma Anlaşmasını iptal eden kararının ardından geldi. Karar, tüm BAE askerlerinin 24 saat içinde Yemen topraklarını tamamen terk etmesini öngörüyor.</span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"><br /></span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">BAE güçleri, Belhaf Gaz Tesisi (Şebve), Abdül Kuri Adası (Sokotra Takımadaları), Meyun Adası (Bab el-Mendeb Boğazı), Zükar Adası (Kızıldeniz) ve Riyan Havalimanı (Mukalla – Hadramut) gibi stratejik noktalarda konuşlanmıştı.</span></div></div></div>]]></content:encoded></item><item><title>Sudan’a Destek İçin Uluslararası Halk Kampanyası Başlatıldı</title><link>https://www.yeniyemen.net/tr/p-292819</link><guid isPermaLink="false">https://www.yeniyemen.net/tr/p-292819</guid><pubDate>Sun, 28 Dec 2025 16:53:00 GMT </pubDate><category>Haberler</category><description><![CDATA[Sudan halkına yönelik artan insani kriz ve devam eden çatışmaların gölgesinde, Sudan’a destek amacıyla uluslararası bir halk kampanyası resmen başlatıldı. Kampanya, savaşın yol açtığı insani felaketlere dikkat çekmeyi ve uluslararası kamuoyunu harekete geçirmeyi hedefliyor.Organizatörler tarafından ]]></description><enclosure url="https://www.yeniyemen.net/UploadControl/UploadImages_News/picture/2025/12/A12T_28_12_2025_07_53_05.webp" type="image/jpeg"   length="5000"  /><content:encoded><![CDATA[<div>  <div style='text-align: justify;'><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Sudan halkına yönelik artan insani kriz ve devam eden çatışmaların gölgesinde, Sudan’a destek amacıyla uluslararası bir halk kampanyası resmen başlatıldı. Kampanya, savaşın yol açtığı insani felaketlere dikkat çekmeyi ve uluslararası kamuoyunu harekete geçirmeyi hedefliyor.</span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"><br /></span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Organizatörler tarafından yapılan açıklamada, kampanyanın temel amacının Sudan’daki sivillerin korunması, insani yardımların artırılması ve ülkede kalıcı barışın sağlanması için uluslararası baskının güçlendirilmesi olduğu vurgulandı.</span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"><br /></span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Kampanya kapsamında çeşitli ülkelerde eş zamanlı etkinlikler, medya çalışmaları ve dijital farkındalık faaliyetlerinin yürütüleceği belirtilirken, sivil toplum kuruluşları, aktivistler ve insan hakları savunucularının sürece aktif olarak katılması çağrısında bulunuldu.</span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"><br /></span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Açıklamada ayrıca, Sudan’daki çatışmaların bölgesel istikrarı da tehdit ettiği belirtilerek, uluslararası toplumun sessiz kalmaması gerektiği ifade edildi. Kampanyanın, Sudan halkının meşru taleplerini destekleyen geniş bir küresel dayanışma ağı oluşturmayı amaçladığı kaydedildi.<br /><br /><img src="/UploadControl/FilesFromEditor/Images/%D8%AD%D9%85%D9%84%D8%A9%20%D9%84%D9%84%D8%B3%D9%88%D8%AF%D8%A7%D9%861(2).jpg" alt="" /><img src="/UploadControl/FilesFromEditor/Images/%D8%AD%D9%85%D9%84%D8%A9%20%D9%84%D9%84%D8%B3%D9%88%D8%AF%D8%A7%D9%862(2).jpg" alt="" /><img src="/UploadControl/FilesFromEditor/Images/%D8%AD%D9%85%D9%84%D8%A9%20%D9%84%D9%84%D8%B3%D9%88%D8%AF%D8%A7%D9%863(2).jpg" alt="" /> </span></div></div></div>]]></content:encoded></item><item><title>Mahlafi: Darbe Tamamlandı, Yemen Halkı İki Darbeyle Karşı Karşıya</title><link>https://www.yeniyemen.net/tr/p-292721</link><guid isPermaLink="false">https://www.yeniyemen.net/tr/p-292721</guid><pubDate>Mon, 22 Dec 2025 15:49:00 GMT </pubDate><category>Haberler</category><description><![CDATA[Yemen Cumhurbaşkanı Danışmanı ve İstişare ve Uzlaşı Heyeti Başkan Yardımcısı Abdülmelik el-Mahlafi, ülkede darbenin fiilen tamamlandığını belirterek, Yemen halkının artık kuzeyde ve güneyde iki ayrı darbeyle karşı karşıya kaldığını ve bunun insani ve siyasi krizi daha da derinleştirdiğini söyledi.El]]></description><enclosure url="https://www.yeniyemen.net/UploadControl/UploadImages_News/picture/2025/12/A12T_22_12_2025_06_49_12.webp" type="image/jpeg"   length="5000"  /><content:encoded><![CDATA[<div>  <div style='text-align: justify;'><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Yemen Cumhurbaşkanı Danışmanı ve İstişare ve Uzlaşı Heyeti Başkan Yardımcısı Abdülmelik el-Mahlafi, ülkede darbenin fiilen tamamlandığını belirterek, Yemen halkının artık kuzeyde ve güneyde iki ayrı darbeyle karşı karşıya kaldığını ve bunun insani ve siyasi krizi daha da derinleştirdiğini söyledi.</span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"><br /></span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">El-Mahlafi, Hadramut ve Mehriye’de yaşanan gelişmelerin, meşru yönetime ortak olan taraflardan biri tarafından gerçekleştirilen tek taraflı adımlar olduğunu vurgulayarak, bunun meşruiyete açık bir darbe ve ciddi bir ihanet anlamı taşıdığını ifade etti.</span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"><br /></span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Yemen ile Suudi Arabistan’ı güçlü komşuluk bağları, ortak tarih, coğrafya ve kalıcı çıkarların birleştirdiğini belirten Mahlafi, bu tür adımların bu gerçekleri göz ardı ettiğini ve Arap Koalisyonu’na liderlik eden Suudi Arabistan’ın Yemen’deki meşru hükümeti destekleme çabalarına zarar verdiğini dile getirdi.</span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;"><br /></span></div><div style="text-align: left;"><span style="font-size: 14pt;">Açıklamasında, yaşananların siyasi sürece yönelik tehlikeli bir gerileme olduğunu söyleyen el-Mahlafi, tüm ulusal güçlere, devletin ve kurumlarının kurtarılması için ciddi ve sorumlu bir duruş sergilemeleri çağrısında bulundu.</span></div></div></div>]]></content:encoded></item></channel></rss>