Kırk yıllık hatırı olan Kahvenin serüveni
Türkiye kahve üreticisi olmamasına rağmen vazgeçilmez keyif içeceği ve bir fincanı kırk yıllık hatırı sayılan kahvenin ilginç bir serüveni bulunuyor. Adına türküler yakılan kahvenen yüzlerce yıllık bir geçmişi bulunuyor.
Hürriyet gazetesinde yer alan habere göre, Namı tüm dünyanı saran kahve Rivayete göre, kahve MS 9’uncu yüzyılda Etiyopyalı bir keçi çobanı tarafından bulundu. Söz konusu çoban sürüsündeki keçilerin bir tür bitkinin (Coffea) meyvelerini yediğinde çok hareketlendiğini adeta dans etmeye başladığını gözlemledi. Daha sonra bu bitkinin tüketimi insanlar arasında yaygınlaşmaya başladı.
Kahve bir zamanlar Habeşistan olarak bilinen ve günümüzde Etiyopya’daki Kaffa bölgesinden geliyor. Etiyopya’dan Arabistan Yarımadası’na yayılan kahve, 1517 yılında Yemen Valisi Özdemir Paşa tarafından İstanbul’a getirildi.
Tarihçiler kahvenin Osmanlı topraklarına yayılmasında Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferlerinin de önemli rol oynadığını belirtiyor. Kahve Osmanlı’dan da Avrupa’ya ve tüm dünyaya dağılıyor.
Kahve kelimesi söyleyiş tarzının dışında birçok dilde hemen hemen aynı şekilde kullanılıyor. Arapça ‘kahva’ olarak ifade edilirken Türkçeye ‘kahve’ olarak geçiyor. Kahve Etiyopya;dan Hollandalı tüccarlar ‘koffie’ olarak tanıyıp bütün dünyaya yayıyor. İngilizce coffee, Fransızca café gibi kelimelerde kullanılsa bile.
Kahvenin en önemli merkezlerinden biri ise Yemen. Kendine has tadı ve pişirme usulü ile adına türkü yakılan Yemen kahvesi dünyada önemli bir itibarı bulunuyor. “Kahve Yemen’den gelir” türküsünün kökeninde aslında tarihi bir gerçek yatıyor. Etiyopya’nın hemen karşısında yer alan Yemen aynı zamanda önemli bir ticaret merkeziydi. Uzun yıllar boyunca kahve tüm dünyaya Yemen’den yayıldı.




Yorumlar