Abdurabbu Mansur Hadi'nin Mirası: Meşruiyeti Koruyan Lider mi, Devletin Çöküş Döneminin Cumhurbaşkanı mı?
Yemen'in eski Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi, modern Yemen tarihinin en tartışmalı siyasi figürlerinden biri olarak hafızalarda yer almaya devam ediyor. Destekçileri onu uluslararası meşruiyeti koruyan ve Husi darbesine karşı duran bir lider olarak görürken, eleştirmenleri ise devlet kurumlarının çöküşünü ve başkent Sana'nın kaybedilmesini onun döneminin en büyük başarısızlıkları arasında değerlendiriyor.
17 yıl boyunca Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih'in yardımcılığı görevini yürüten Hadi, 2012 yılında Körfez Girişimi kapsamında uzlaşı adayı olarak cumhurbaşkanlığına geldi. Ancak güçlü bir siyasi tabana veya tamamen kendisine bağlı bir askeri yapıya sahip olmaması, iktidar dönemindeki en büyük zorluklardan biri oldu.
Hadi döneminin en tartışmalı kararlarından biri ordunun yeniden yapılandırılmasıydı. Destekçileri bu adımın eski güç merkezlerini dağıttığını savunurken, eleştirmenleri profesyonel askeri birliklerin zayıfladığını ve bunun Husilerin ilerleyişini kolaylaştırdığını ileri sürüyor.
2014 yılında Amran ve ardından Sana'nın Husilerin kontrolüne geçmesi, Hadi'nin siyasi mirasındaki en ağır yük olarak görülüyor. Birçok çevre bu gelişmeyi yönetim zafiyeti olarak değerlendirirken, bazı analistler ise dönemin ordu içi bölünmeler, güvenlik zaafları ve siyasi krizlerle şekillendiğini belirtiyor.
Öte yandan Hadi, Sana'dan ayrıldıktan sonra uluslararası alanda Yemen'in meşru temsilcisi olarak tanınmayı sürdürdü. BM Güvenlik Konseyi'nin 2216 sayılı kararının çıkarılması ve Arap Koalisyonu'nun desteğinin sağlanması, onun en önemli diplomatik başarıları arasında gösteriliyor.
Hadi'nin Arap Koalisyonu ile ilişkileri de tartışmalı bir başlık olarak öne çıkıyor. Destekçileri koalisyon desteğinin meşru hükümetin ayakta kalmasını sağladığını savunurken, eleştirmenleri Yemen'in egemen karar alma mekanizmalarının zayıfladığını düşünüyor.
Nisan 2022'de yetkilerini Başkanlık Liderlik Konseyi'ne devreden Hadi, yaklaşık on yıllık yönetimin ardından siyasi sahneden çekildi. Ancak görev süresi boyunca hedeflediği Sana'nın yeniden kontrol altına alınması gerçekleşmedi.
Bugün Hadi'nin siyasi mirası iki farklı bakış açısıyla değerlendiriliyor: Bir kesim onu darbe karşısında meşruiyeti koruyan bir devlet adamı olarak görürken, diğer kesim devletin çöküşünü engelleyemeyen bir lider olarak değerlendiriyor.




Yorumlar